Seni özlemek geldi içimden
Çocukluğumu özler gibi
Babamın eve gelişini gözler gibi
Sobanın üzerinde kızarmış ekmek
Çaydanlıkta tıkırdayan çay
İçmek geldi seni içimden
Oh çekerek yudum yudum
Ağlamak geldi içimden
Hüngür hıçkırık çocukça
Hiç neden olmasa bile Türlü kaprisler yaparak sana...
Karanlıktan korktum da yine
Yatağında uyumak istedim
Sokulup kedi gibi koynuna
Sıcaklığını duymak istedim
Haydi evcilik oyna benimle
Çamurdan köfteler yap bana
Bu yaramaz bebeğine Ninniler söyle dizinde
Haydi çocuk gibi davran bana
Hiç olmadığım kadar çocukça
Çocukluğuma ver bütün bunları
Farzet ki -
Çocukça aşık olmak geldi içimden...
24 Aralık 2008 Çarşamba
aşık olmak
Gönderen
efsane
zaman:
08:51
2
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
22 Aralık 2008 Pazartesi
Hayat
Hayat bazen çok acımasız olabiliyor ama bu acımasızlığa sebeb bizleriz mutlaka.Kimi zaman zevk almaya çalışmaktan başka gayemiz olmamasına rağmen genede zindan edebiliyoruz hayatı kendimize ama zincirleri kırıp atmak sıyrılmak zevk almak bizim elimizde diye düşünüyorum.Sıkıntı ve hüzün insanda azap etkisi bırakabiliyor kimi zaman mcs kulağı çınlasın azaptasyooonnn belkide buna güzel bir tanımlama :).Ama insanların mutlu olduğunu görmek genede güzel...
ve ben sıra bende artık az kaldı bekle hayat.....
Gönderen
efsane
zaman:
08:52
2
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
26 Kasım 2008 Çarşamba
Keşkelerim
Sabahları cebime koyup "iyi ki"lerimi, "keşke"lerimi, pişmanlıklarımı, çıkıyorum yola, günün bir saatinde "keşke"lerimi alıyorum, başka bir saatinde "iyi ki"lerimi yanıma... Bir cebimde ise hasretin hala duruyor, yapacak hiçbir şey bulamayınca kalbim bu yorgun kelimelerden medet umuyor...
Gönderen
efsane
zaman:
15:24
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
29 Ekim 2008 Çarşamba
Ayrılığı seçtin mi
Ayrılığı seçtin mi her şeyi götüreceksin yanında. geriye hiçbir şey kalmayacak. Söylenmemiş sözler kalmamalı bıraktığın yerde... Ki ben en çok onları duydum...Gittin mi adamakıllı gideceksin.Hiçbir özlem kalmayacak dönüşleri emziren. Demem o ki,dönecekmiş gibi gitmeyeceksin. büyük git gideceksen,uçsuz bucaksız, dursuz duraksız git. Telefonun numaraları sesime düşmemeli, yolların yoluma değmemeli.Hiçbir anıya,hiçbir dizeye, hiçbir şarkıya yenilmemeli ayrılık. Şiirler okununca unutulmalı,hasret dokununca uyutulmalı. Gece inmişken ayak parmaklarına kadar yahut gün doğarken,yatağının diğer yastığındaki boşluk tecavüz ederken gözlerine, ne bileyim tek başına yiyeceğin sofrana iki kişilik servis açtığında susacaksın,duracaksın... Gitmenin hakkını vereceksin. ayrılık gurur duymalı seninle. Gidersen,sözün ayaklarına geçiyorsa,ayakların yanımdan geçmeyecek! Ayrılığı seçtin mi büyük olacak ayrılık! Ayrılığı seçtin mi?...
Gönderen
efsane
zaman:
18:35
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
23 Ekim 2008 Perşembe
Yüreğimdeki Özel Yerden Taşıdım Seni
Taşındın bu gece
Yüreğimdeki o özel yerden
Sana özel, senin için ayrılmış
Senin varlığınla şenlenmiş
O özel yerden taşındın artık...
Taşıdım seni,
Yüreğime girmeyi başarıp
Sonra habersiz gidenlerin,
-ama-
Vazgeçemediklerimin yanına...
Çok canım yandı Çok içim acıdı...
Kanattım kendi bedenimi
Kendi tırnaklarımla
Kopardım seni
Bulunduğun yerden
Yırttım yüzünü,
Direnen yüreğimin...
Zor oldu seni atmak sevdiğim
Ölmek kadar zor...
Yaşatmazdım bu acıyı kendime
Daha zor olmasaydı eğer,
Yüreğimdeki o özel yere
Senin yüreğindeki yabancıyla
Geldiğini öğrenmek...
Olmadı sevdiceğim
Sığamadın, sığamazdın
Sığdıramazdım ikinizi
Taşıdım seni bu gece
Yüreğimdeki özel yerinden...
Senden geriye kalan şimdi,
Söyleyemediklerim..
Artık hiç söyleyemeyeceklerim...
Gönderen
efsane
zaman:
09:01
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
20 Ekim 2008 Pazartesi
Pas Üzerine Pas
Mustafa Kardeşimden aldığım bu pası bende değerlendireyim istedim ne yazsam ne yazsam diye düşünürken mustafa ile yapmış oldugmuz okul sohbetleri geldi aklıma bazen bir konu üzerinde ne kadar konuşur ne kadar yorum yapardık o anlar geldi aklıma şimdi iki kelimeyi bir araya getirip yazmak o kadar mı zor gelir yaşlandık yaşlandım galiba :) ama yok işten olsa gerek ben kaşındım ama ne güzel şimdi kafamı toparlamak ne güzel mesai saatimin bitmesini beklemek ama yok gece saat 23 ben hala işyerindeyim üzerime gelen sorunlar yıgınlar cıkıs olacak elbette ama ne zaman diye soruyorum kendime ve konunun dağılmış olmasında hala eski formumda olduğum geliyor aklıma ne diyim kalem tutmaya tutmaya şimdilik kısa keseyim en iyisi fazla başınızı agrıtmadan ihmal ettiğim tüm arkadaşlarıma gelsin bu yazı olurmu....
efsane
Gönderen
efsane
zaman:
17:09
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
18 Ekim 2008 Cumartesi
Dön Hadi
Bu hasret beni öldürür
dayanmak zor gelir
alışmak imkansız
sensiz hayat yalan gelir
geceler sensiz yalandır
bugünüm ziyandır
özlemin içimde
büyüyen bir yangındır
gel güneşim yanıma
ısıt beni varlığınla
yokluğun zindan olur
inan bana
dön hadi dön uzatma
göm geçmişini unutma
bugünde seninleyim
yarında...
Gönderen
efsane
zaman:
14:05
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
06 Ekim 2008 Pazartesi
çok mu yanlız kaldım...
kendime düşünür oldum çokmu yanlız kaldık diye. ve devam ediyorum düşünmeye bilgi çağı olmasaydı iletişim bu denli seçenekli ve seçkin olmasaydı ne olurduk diye..düşünüyorum yine iletişim sabit telefonlarla sağlandığı zamanlarda nasılda randevularımızı verirdik ve söylenen yerde nasılda sağlardık..yanımızda yirmidört saat ayırmadığımız telefonlarımız bizi biraz daha yanlız bıraktı birbirimizden..kaçar olduk en samimi dostumuzdan,arkadaşımızdan,sevgilimizden..yine düşünüyorum gece ansızın çalan korkuyla ve tedirginlikle açtığımız bazen bizi üzen bazen sevinç gözyaşları döktüğümüz o telefonlar artık çalmıyor..neden diye hiç birimiz düşünmez olduk..sevinlerimiz mi yoksa üzüntülerimiz mi sona erdi..neydi bizi yanlızlığa iten olay..çokmu olgunlaştık yoksa oldunlaştıkça duygusallığımı yitirdik..değil..sadece her birey artık yanlız kaldı,veya yanlız kalmaya çalışıyor..hiç tanımadığımız insanlara kendimizi anlattığımız kadar çok yakınımzdakilerden kaçar olduk...ama hiç birimiz çıkıpta özeleştirimizi bile yapamaz olduk..yapmaya çalışsak işin içinden çıkamayacağımızı bildiğimzden gizledik.yanlızlığı çünkü sadece duygulara yükledik yükledikçe duygular sınırı aştı..
Gönderen
efsane
zaman:
12:51
2
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
24 Eylül 2008 Çarşamba
Dolu Dizgin Gidiyorum
Dolu dizgin gidiyorum sonu olmayan uçurumlara öyle sarp ki kayalıklar düşersem paramparça. Nedeni bilinmez duygular içerisindeyim köşeye sıkışıp kalakaldım nerede nasıl hareket etmem gerektiğini bile unuttum.Saklıyor sanıyordum hislerim açığa çıkmıyor sanıyordum oysa öyle çocuk misali titriyorki yüreğim çarpıntıları uzaktan görülüyor. Utanıyorum bu yılların yorgunluğundan sonra yaşanacak şeylermi bunlar ama söz dinlemiyor kanatlandı uçuyor yürekler.Biliyorum oda aynı ben gibi durduramıyor saklayamıyor tek fark var o haykırabiliyor hiçolmazsa bağıra bağıra söyleyebiliyor.Yüreğim dur bu kadar açık etme söyleme neler yaşadıklarını onunda aklını karıştırma bırak devam etsin hayatı dün gibi , yeter artık bekleme telefonun ucunda gitsin günler geceler el gibi. Sel olsada yaşların ,kalbin duracak bile olsa ,duymasa hiç kulakların, beynin git diyebilse sakın söyleme sakın, kendine gel artık yok çaresiz imkansızlardasın hakim ol yüreğine zaptet kendini savurma rüzgarlara dur sakla kendini...
Gönderen
efsane
zaman:
11:04
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: duygusal
23 Eylül 2008 Salı
Ruh Hali...
Gözlerim ağırlaşıyor, kapanmak uyumak istiyorlar belki de… ama ruhum uyumak istemiyor bıkmış uyumaktan yaşamak istiyor nefes almak,yazın geldiğini tam manasıyla hissetmek, kışın lapa lapa yağan karın altında titremek…Ruhum susmak istemiyor,bağırmak,haykırmak istiyor kahkaha üstüne kahkaha atmak istiyor…Gözlerini kapatıp kendini en sevdiği notalara kaptırmak istiyor…İçimdeki benliklerden, zincirlerden kurtulmak istiyor ruhum,yok etmek değil var etmek istiyor…Hayatta sıkı sıkı sarılmak olmaz diyenlere inat olur kılmak istiyor herşeyi… Bir kuşun gözlerinden dünyayı izlemek,denizleri aşmak istiyor Ruhum…Sahip olduğu şeylere şükredebilmek,her güne yeni umutlarla uyanabilmek istiyor…Kalbini herşeyden temizlemek yeniden başlamak istiyor… aşklara, arkadaşlıklara, dostluklara…Konuşmak istiyor ruhum hiç susmamacasına… en çokta önemsenmek istiyor ruhum kendini aynalarda görebilmek için… Ben buyum diyebilmek için ve kendine güvebilmek için…
Gönderen
efsane
zaman:
23:33
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
